4 Eylül 2012 Salı

EFE BABACAN İLE BEKLENEN RÖPORTAJ ' PART 2 '


Öncelikle postumun gecikmesinden dolayı tüm takipçilerimden özür diliyorum. Elimde olmayan sebeplerden dolayı birazcık geciktim.
 
Sizlere geçmiş postumda röportaj ile ilgili minik bir giriş yapmıştım. MERAK EDENLER İÇİN TIK TIK ! :) Röportaj gününü düşündüğümde hala yüzümde bir gülümseme... :) Tekrardan bu keyifli röportaj ve güzel türk kahvesi için çok teşekkür ediyorum.

Ve işte uzun zamandır beklenen EFE BABACAN tanıtım filmi Moda Meleği' nde sizlerleeeeeee !


 BEKLENEN TANITIM FİLMİ İÇİN TIK TIIKKKKKKKK !

                   Başlarda gülümsetip sonunda da duygulandırıyor !






Bize ait olan fotoğrafların kalitesi iPad çekimi olduğu için biraz düşük maalesef :((



Öncelikle fotoğrafa olan ilginiz nasıl başladı bundan biraz bahsedebilir misiniz? Düğün fotoğrafçılığı hayatınıza nasıl girdi? Fotoğrafçılık yapmadan önce nelerle uğraşıyordunuz?

 
Düğünlere her zaman ilgim vardı, davetli veya davetsiz düğünlere gider ve insanları gözlemlerdim. Ankara’dan ayrılıp, dünyayı keşfetmek, macera peşinden koşmak ve hoşlandığım bir işi yapmak istiyordum. Tüm bu kriterler birleşince, yolcu gemilerinde dünyayı dolaşıp, fotoğraf çekmeye karar verdim. Dünyayı gezdikten sonra Las Vegas’a yerleşince bu işin büyük bir sektör olduğunu fark ettim ve kurumsal davet, portre, ürün fotoğrafçılığını ikinci planda tutarak düğünler üzerinde yoğunlaştım.


Düğün çekimleri yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?

İnsan psikolojisinden tutun da hava durumuna kadar her şeye dikkat ediyorum.  İyi bir düğün fotoğrafı için doğru ışık, doğru kadraj, iyi zamanlama, güzel kompozisyon, ön fon arka fon uyumu, ilginç veya yaratıcı kurgu, duyguların güzel bir şekilde aktarımı ve ayrıntılara dikkat gerekir. Bunların hepsinin olduğu bir kare düşünün ama fermuarını açık unutmuş veya papyonu yana kaymış bir damat, saçı ve makyajı bozulmuş, dişlerinin üstünde ufacık da olsa maydanoz olan bir gelinle fotoğrafın güzelliği kaybolur. Bir çivi yüzünden bir nal, bir nal yüzünden bir at, bir at yüzünden bir savaş kaybedilebilir. Konfüçyüs da “Şeytan detayda gizlidir.” demiş. Felsefe ve ayrıntı yoksa başarı da yoktur. Benim bir gözüm vizörden kadraja bakarken, diğer gözüm kadrajın dışındakilere bakar. İyi fotoğrafçının 2 gözü de açık olmalıdır, her şeyi görmeli, hatta görünmeyeni görmelidir. Genelde fotoğrafçılar fotoğraf çekerken, bir göz vizörden kadraja bakar diğer göz ise kapalıdır.
 
 


Çekim yapmadan önce gelin ve damatlara ne gibi yardımlarda bulunuyorsunuz, onlara neler yapmaları gerektiği konusunda bilgiler veriyor musunuz?

Ben doğaçlama taraftarıyım. Fazla konuşmaya ve bilgilendirmeye gerek görmüyorum, fazla bilgi ve neler yapılması gerektiğine dair diyaloglar stres yaratabilir. Fotoğraf çekimi aslında çok kolay ve eğlenceli bir iş. Fotoğraf çektiren çiftlerin özgüvene ihtiyacı vardır, eğer özgüven duyguları eksikse, ben onları motive ederek, doğru zamanlamalarla doğru kurguları vererek çekimi çok verimli hale getirebilirim. Bence oyuncunun performansı yönetmene bağlıdır. Gelin ve damat aktör ve aktris ise, biz de yönetmeniz. Ortaya çıkan çekim de aşk filmidir, tabi vasat bir fotoğrafçıdan korku filmi de çıkabilir.


Şu ana kadar yaptığınız çekimlerde başınıza gelen ilginç olaylar nelerdir? Birkaçını okuyucularımızla paylaşır mısınız?

Alaska’da buzullarda donma tehlikesi yaşayarak bir düğün çekimi gerçekleştirdim. Düğünden kaçan gelin gördüm. Bir latin çetesinin düğününü, oyuncak ayıya gerçek bir canlı gibi davranan insanların oyuncak ayısının fotoğraflarını, fırtınada batan ve gemi mürettebatı tarafından kurtarılan 4 balıkçının fotoğraflarını çektim. En son başıma gelen ilginç bir olay ise şöyle gerçekleşti.3 ay önce kuaföre gittiğimde gelin yoktu, teli cevap vermiyordu, damadı aradım ve bana düğünün iptal olduğunu söyledi. 3 ay sonra aynı damat beni aradı ve sonbaharda düğünün olacağını ama başkasıyla evleneceğini ve fotoğrafları benim çekmemi istediğini söyledi.



Mesleğinizin avantajları ve dezavantajlarını sorarsak neler söylemek istersiniz?

       Mesleğin Avantajları

1-Öğlene kadar uyuyabilirsiniz, çekim yoksa istediğiniz zaman çalışırsınız. Sabah 9, akşam 5 hayatınız olmaz. Arkadaşlarınız ofiste sevmediği işi yapar ve patronundan azar yerken, siz Bebek’te yürüyüş yapabilirsiniz.

2-Arada seyahat etme şansı var, bodrum, çeşme gibi yazlık yerlerde düğünler olur, şansınız varsa arada yurtdışına da gidebilirsiniz.

3-Çalışırken herkes sizi dinler, saygı gösterir ve size gülümser.

4-Müşterileriniz evlenmek üzere olan çiftler olduğu için, hep pozitif ve sempatik olurlar. İyi ki boşanma avukatı değilim.




Mesleğin Dezavantajları

1-Wedding photographer denilince bir karizması vardır ama düğün fotoğrafçısı denilince karizma bir anda sarsılabilir.

2-Şimdi hayat çok güzel ama 40 yaşından sonra düğün mü çekeceksiniz? Ayrıca emekli maaşınız da olmayacak.

3-Gecenin ilerleyen saatlerinde alkol sınırlarını aşmış yüzlerce davetli arasında, sıcacık ve konforlu evinizden uzakta tanımadığınız kişiler arasında, onların arada size çarparak ve tüm bu çarpışmalar arasında kan ter içinde fotoğraf çekmeye çalışmak gerçekten eğlenceli mi? Mekandaki tek ayık kişi sizsiniz, ayrıca 14 saattir fotoğraf çekiyorsunuz ve insanlar üstünüze içki döküyor. Eğer hayır ben bunları kaldıramam diyorsanız, bu işe başlamayın derim.

4-Tanımadığınız insanlar bile size Canon mu daha iyi Nikon mu daha iyi gibi garip sorular sorar.


Peki, sizi diğer fotoğrafçılardan ayıran en büyük özellik nedir? Yeni evlenen çiftler neden sizi tercih etmeli?

Doğallığı yakalarım, yorulmam ve yormam. Samimiyim, eğlendiririm ve motive ederim. Sonuç odaklı ve hızlıyımdır.


Son olarak ileride sizin gibi başarılı olmak isteyen okuyucularımız için neler söylemek istersiniz?

 
Kimi zaman geri planda durmalı, görünmez olmalı, kimi zaman kendini ön planda tutup etraftaki tüm kontrolü ele geçirmeli ve insanları yönlendirmelidir. Çekim başlayınca ben artık düğün fotoğrafçısı olmanın dışında, damat ve gelinin bebek bakıcısı, psikoloğu, uşağı, arkadaşı, gölgesiyimdir. Kontrol dışında gelişen aksilikleri önlemek için bir diplomat, insanları gülümsetmek için animatör olmalısınız. Biraz iddialı olacak ama ben tek başıma bir orduyum ve en büyük silahım Nikon kameram ve fikirlerimdir. İyi stratejilerle, etraftaki tüm malzemeyi fırsatçı bir şekilde kullanarak, doğru zamanlamalarla doğru hareketleri yaparak, gelin ve damadı okuyarak, onları motive ederek, farklı açılar kullanıp, iyi fikirlere sahipseniz ve elinizdeki teknik malzeme olsun, çevrenizdeki arka fonlar olsun her şeyi kendi orijinal tarzınızla maksimum seviyede kullanarak iyi bir düğün fotoğrafçısı olabilirsiniz.

2 yorum:

Sevda Çerk dedi ki...

Muhteşem bir röportaj olmuş gerçekten meleğimiz:) Başarılarının devamını diliyorum...

Moda Meleği dedi ki...

@sevda Çerk çok teşekkür ederim cnm.sizlerin desteği olduğu sürece ben bloguma tam gaz devam edeceğim :)